FAKİR BAYKURT KİMDİR?

Fakir Baykurt 15 haziran 1929 yılında burdurun fakir ilçesi olan yeşilova ilçesinde dünyaya geldi.Fakir bir ailenin çocuğudur.1948 yılında Gönen köy enstitüsünü bitirdi.5 Yıl boyunca köy'de öğretmenlik yapmıştır.1955 yılında ise Ankara'da bulunan Gazi eğitim enstitüsünden mezun oldu.Öğretmenliğini Sivas ve Şavşat'ta gerçekleştirdi.

FAKİR BAYKURT'UN EDEBİ YÖNÜ ;

Şiirlerinden sonra kısa öyküler ve köy notları yazan sanatçı ilk şöhretini köy gerçeklerini toplumcu ,gerçekçi bakış açısıyla ele aldığı Yılanların Öcü Adlı romanıyla yakalamıştır.

Romanlarının temel yapısı ağa-ırgat,halk-idare,zengin-yoksul gibi sınıf çatışmalarıdır.Onuncu Köy,Tırpan ve Kaplumbağalar adlı romanlarında mesajlarını daha açık verebilmek için sapmalardan yararlanmıştır.
Irazcanın Dirliği ve Kara Ahmet Destanı eserlerinde Yılanların Öcü ile bağlantılı olarak köyden kente göçen bir ailenin trajedik hale bürünen hayatını ve köyde kalan yakınlarının ruhsal bunalımlarını ele alır.
Onuncu Köy'de  yerleşik düzene karşı bir düşünceyi ön plana çıkarmıştır ve düzenin  koruyuculuğunu da devlet adına jandarmalar üstlenmiştir.Din adamları da düzenden yana görüş belirtince okul-cami çatışması ortaya çıkar.
Amerikan Sargısı adlı eserinde köylülerin iç dünyasını,tutkularını köye özgü entrikaları yerel konuşma diliyle ve betimlemelerle ele almış bilinçlenen köylünün kendini sömürenlere karşı direnişini gözler önüne sermiştir.
Tırpan Romanında çirkin yaşlı ama zengin olan Musdu ağa'nın henüz 13 yaşında olan güzel ama yoksul dürüyü almak için yaptığı entrikalardan düğün gecesi bilinçlenen Dürü tarafından tırpanla öldürülüşünü anlatır.

DENEME NEDİR?

Herhangi bir konu hakkında düşündürücü,öğretici,yazarın içtenliğinden gücünü alan,inandırıcı,ufuk açan özellikleri olan öğretici metin türüne Deneme denir.Deneme Ben Merkezli bir yazıdır ,Denemede konular yazarın duygu ve düşüncelerine göre değerlendirilir.Denemede konu bakımından sınırlama yoktur.Denemeyi diğer türlerden ayıran en önemli nokta ise Denemenin dil ve söyleyiş özellikleridir.Denemelerde tarihi,sosyoljik,felsefik konular ele alınsa da Dil bayalaşmadan içtenlikle ve bir takım kavramların ağırlığından uzak ciddi bir anlatımla belirlenir.Denemede yalın,akıcı,duru bir anlatım vardır.Denemede genellikle açıklayıcı,söyleşmeye bağlı ve düşsel anlatım vardır.Dil Genellikle göndergesel ve heyecana bağlı işlevde kullanılır.

DENEME YAZARININ AMACI NEDİR ?
Deneme yazarları okuyucuyu düşündürmeye yönelik samimi bir anlatımla karşıdaki kişinin ufkunu açmayı amaçlamaktadır.
Deneme yazarı sorgulayıcı ,araştırıcı,Geniş kültür ve yeteneğe sahip olmalıdır ve denemeyi yazarken düşüncelerini karşıdakine kanıtlama yönlendirmelidir.Deneme yazarı eleştriye açık olmalıdır,kendi doğrularının dışında doğruların olabileceğini bilmelidir.

KONULARINA GÖRE DENEMELER ;

1.Kişisel Hayatı Konu Alan Denemeler :  Yazar gözlem ve deneyimlerinden yararlanarak izlenim, söyleyiş ve anılarından beslenir ve samimidir.

2.Öğretici Eleştirel Denemeler : Öğretici yönü ağır basan denemelerdir.Araştırıcı ve Gerektiğinde yazar bilimsel davranır ancak katı değildir.

3.Sosyal ve Felsefik Konulardaki Kişisel Denemeler :  Okuyucuya felsefe zevki aşılamaya çalışan yazar tutarlı bir dünya görüşüne ve bilgeliğe erişme amacındadır.

DENEMENİN DÜNYA VE TÜRK EDEBİYATINDAKİ TARİHÇESİ :
Deneme türünün Dünya edebiyatındaki ilk örneği Montaigne'nin yazdığı Denemeler adlı eseridir.Bacum'da dünya edebiyatında ünlüdür.Türk Edebiyatında,Cumhuriyet döneminde bu türde nitelikli eserler verilmiştir.Bu alanda öncülük edenlerin başında 
AHMET HAŞİM : BİZE GÖRE VE GURABAHANE-İ LAKLAKAN 

NURULLAH ATAÇ : GÜNLERİN GETİRDİĞİ

SUUT KEMAL YETKİN : GÜNLERİN GÖTÜRDÜĞÜ  VE DÜŞÜN PAYI

AHMET HAMDİ TANPINAR : BEŞ ŞEHİR

SABAHATTİN EYÜPOĞLU : MAVİ VE KARA ADLI ESERLERİ VARDIR.

IRAK NASIL BİR ÜLKEDİR?

En eski doğu uygarlıkları bugünkü ve topraklarının yer aldığı Mezopotamya ovalarında doğmuştur.bu topraklarda yaşayan halkların aşırı yayılmaları yabancı halkların karşı istilasına neden olmuş ve Mezopotamya bir çöküntü içine girmiştir.Arap fetihleri ve Müslümanlığın bölgeye yerleşmesi üzerine ırak-ı Arap adını alan Mezopotamya yeniden canlanmış ve Irak üslüman İmparatorluğu'nun en önemli eyaletlerinden Biri haline gelmiştir.yirminci yüzyılın başlarına kadar bölgedeki önemini koruyan Irak irinci Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu'ndan kopan parçalardan biri üzerine kurulmuştur.Bu topraklarda tarih boyunca süren savaşlar,ayaklanmalar ve darbeler Irak kurulduktan sonra da devam etmiş ve 1970 lerin sonlarına doğru hemen hemen sürekli hale gelen cinsel çalkantılar ortaya çıkan mezhep anlaşmazlıkları yüzünden iyice alevlenmiştir.İran'da İslam Cumhuriyeti'nin kurulması üzerine Irak yönetimi pehlevi döneminde İran'a verilen Toprak ödüllerini geçersiz kılmak ve İran'da Arapça konuşan halkın yaşadığı huzistan üzerinde hak idaalarını gerçekleştirmek için girişimlerde bulunurken 1980 yılında İran ile savaşa başlamıştır.bBaşlangıçtaki Barış girişimlerinin sonuç vermemesi üzerine tekrar başlayıp 8 yıl süren bu savaş 1990 yılında sona ermiş ve daha yaraları sarılmadan Irak petrolü anlaşmazlığını bahane ederek Kuveyti işgal etmiştir.işgal başta Abd olmak üzere tüm dünyada tepki ile karşılanmış ve BM Güvenlik Konseyi tarafından yapılan müdahale sonucu Körfez savaşı başlatmıştır.1991 yılında yapılan ateşkese rağmen Savaş 1993 yılında yapılan hava saldırısıyla son bulmuştur.Ardından 2003 yılında başlayan Irak savaşı ülkedeki bütün dengelerin altüst olmasına yol açmıştır.Amerikan işgali altındaki Irak mezhep çatışmaları ile birlikte her gün onlarca kişinin hayatını kaybettiği bir çıkmaza sürüklenmiştir.Irak topraklarında belirsizlik halen devam etmektedir.

SADDAM HÜSEYİN ;

1937 de Doğan Saddam Hüseyin el tikriti.1979 yılında Irak başbakanı oldu.1957 baas partisine giren Irak başbakanı Abdülkerim kasma karşı suikast girişimine katılan, Birkaç yıl hapis ve sürgün hayatı yaşayan adam kısa sürede baas Partisi'nin liderlerinden Biri haline geldi partinin 1968 de iktidara gelmesiyle sonuçlanan darbede önemli rol oynadı ve 1979 da devlet başkanı Ahmet Hasan El Bekr'in yerine geçti.İran savaşı, Halepçe Katliamı, Körfez Savaşı ve Irak savaşı gibi felaketlere yol açan uygulamaları ile tanınan Saddam Hüseyin ABD İngiltere ve koalisyon güçlerinin 2003 yılındaki işgali sırasında iktidardan alaşağı edildi.bir süre Kaçak hayatı yaşayan ve işgale karşı Irak halkını örgütlemeye çalışan Saddam Hüseyin 13 Aralık 2003 yılında Amerikan güçleri tarafından doğum yeri olan Tikridde bir sığınakta ele geçirildi.2004 yılında Irak mahkemesinde yargılanmaya başlanan Saddam Hüseyin 30 Aralık 2006 da idam edildi.

KÜBA NASIL BİR ÜLKEDİR?

Yerli halkını Güney Amerika'dan adaya gelen Guanahatabey ve Kibanilerin oluşturduğu Küba'ya1492 de ayak basan ilk Avrupalı Kristof Kolomb oldu.1511 de Diego velazquez'in Havana kentini kurmasıyla İspanyollar adaya geldiler ve yerli halkı bütünüyle yok ettiler. Afrika'dan getirilen zenci kölelerin yerleştirildiği Küba 400 yıldan fazla bir süre İspanyol sömürgesi olarak kaldı.xix yüzyılda birçok kez zenci kölelerin başkaldırısının sahne olan Küba'da kölelik 1886 da kaldırıldı.On dokuzuncu yüzyıldan itibaren adada büyük bir ekonomik güç haline gelen Amerikalılar gönüllü birliklerle adayı ele geçirmeye çalıştılar. bu girişim sonuç vermeyince adayı yavaş yavaş satın almaya dahi denediler.1898 de ABD'nin yardım ettiği bir ayaklanma sonucu bağımsızlığına kavuşan Küba ABD birçok ayrıcalık tanımak zorunda kaldı.bu tarihten itibaren ekonomik ve siyasi açıdan ABD bağımlı hale gelen ülkede diktatörlük dönemi başladı. Kübalılar 1953 te diktatör Batista'nın yozlaşmış rejimine karşı bir hareket başlattılar.26 temmuz hareketi adını verdikleri örgütün başında Fidel Castro ve Che Guevera bulunuyordu.Gerilla savaşı 1959 da diktatör Batista'nın yurt dışına kaçması ile sonuçlandı.Bunun üzerine iktidara gelen Fidel Castro bir diz Reform başlatarak Amerika Kıtası'nda ilk Sosyalist Cumhuriyeti kurdu

EKONOMİ ;

Planlı ekonominin uygulandığı Küba'da mülkiyet devletin elindedir.Eski SSCB ve diğer Sosyalist devletler ile sıkı ilişki içinde olan Küba ekonomisi uzun yıllar bu ülkelerle yapılan alışverişe dayalı olarak yaşadı.Devrim öncesi şeker kamışı ve tütün ağırlıklı bir tarım ülkesi olan Küba yıllar içerisinde üretimini çeşitlendirerek birçok Sanayi dalının kuruluşunu gerçekleştirildi.Dünyanın sayılı nikel üretici arasında yer alan Küba'da Ayrıca Demir Manganez krom ve bakır çıkarılır.şeker kamışı ve tütün üretimi oldukça gelişmiş olan Küba'nın diğer önemli ihraç ürünleri arasında muz ananas ve greyfurt yer alır.SSCB'nin ve eski doğu bloku ülkelerinin dağılmasından sonra oldukça zor duruma düşen ve ABD ambargosunun artan baskılarına dönmeye çalışan Küba kendisine yeni çıkış Yolları aramakta ve birçok ülkeye ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır.Son yıllarda yapılan kısıtlı reformlar sonucu bugün ülkede özel teşebbüse ve yabancı sermayeye çeşitli olanaklar sağlanmaktadır


ATOM NEDİR?

Atom kelimesi yunanca kelime olan atimos'dan türetilmiştir.Bölünmez veya ayrılmaz anlamına gelmektedir.Fakat yapılan araştırmalar  atom altı parçacıkların, yani elektron, proton, nötron ve kuarklar içine daha fazla bölünebilir olduğunu kanıtlamıştır.Atom yer kaplar ve kesin bir kütleye ve hacme sahip herhangi bir maddenin temel birimidir.Bir atom üç büyük atom altı parçacıklarından yani proton, elektron ve nötron'dan oluşur.Elektronlar çekirdeğin etrafında bir bulut oluşturacak şekilde elektromanyetik kuvvetler tarafından çekirdeğe bağlıdır.Bir atomun merkezinde proton ve nötronları içeren bir çekirdek bulunur ve buna topluca nükleonlar denir.Bir atomun kessin bir sınırı ve yapısı yoktur.

Atom, Çekirdek ve katmanlar olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.Çekirdek hacim bakımından baya küçüktür fakat Atomun tüm kütlesini çekirdek oluşturur. Çekirdeğin içinde  proton ve nötronlar bulunmaktadır. Elektronlar da çekirdeğin  çevresindeki katmanlarda bulunur.

ELEKTRON ;

1897 yılında J.J.Thomson tarafından keşfedildi, bir elektron negatif elektronların ve pozitif yüklü protonlar arasındaki çekim kuvveti ile çekirdeğe bağlı hafif atomaltı parçacığıdır.Elektron β- veya  e- simgeleri ile ifade edilmektedir.Elektronların bileşenleri veya herhangi bir alt yapıları yoktur.Protona göre daha az bir kütlesi vardır.Elektron'un kütlesi proton'un kütlesinin neredeyse 1/1836'sı kadarıdır.
Atom'daki tüm parçacıklarda olduğu gibi elektron'da hem parçacık hem dalga olma özelliğine sahiptir bu nedenden dolayı diğer herhani parçacıklarla çarpışabilir ve tıpkı ışık gibi kırılabilir.Elektron'un kütlesi diğer parçacıklara göre daha az olduğundan Elektron'un bu özelliklerini gözlemlemek diğer parçacıklara göre daha kolaydır.Elektron'un büyük rol oynadığı fizik alanları Elektrik,Yerçekimi,Elektromanyetizma,Manyetizma ve termal iletkenlik gibi alanlardır.

PROTON ;
Bir diğer atomaltı parçacığıda Proton'dur.Fakat Proton artı yüklüdür.Elektronlar'dan daha farklı biçimde atomla aynı ağırlıkta her türlü hesaba katılacak bir düzeyde kütleye sahiptirler.Bir aşağı iki de yukar olmak üzere 2 kuarktan oluşur.Bir elektron'un kütlesi bir proton'un kütlesinden yaklaşık olarak 1836 kez daha azdır.Fakat henüz bilinemeyen bir nedenden dolayı Elektron ve Protonun yükü aynıdır.Atom içeriğinde her türlü pozitif yük taşıyan taneciğe proton adını vermekteyiz.Buna yük birimi denir. Proton ve Elektronun yükü eşit fakat ikisi birbirinden farklı ters işaretlidir.

BALIK FAYDALARI

Uzmanlara göre, sağlığınızı ve metabolizmayı korumak için haftada en az iki defa balık yenilmelidir.Ayrıca bunun yanında bazı araştırmalar sonucu düzenli bir şekilde balık yemenin hem fiziksel açısan hem ruhsal açıdan vücuda faydalı olduğunu göstermektedir.

Hemen hemen tüm balıklar yararlıdır bizim için ama özellikle somon,sardalya,ringa ve uskumru kalp hastalıkları veya felç riski olan kişiler tarafından tüketilmelidir çünkü bu saydığımız balık türleri omega-3 bakımından baya zengindir

Aynı zamanda bu omega-3'ün bir diğer etkisi agre
gasyon ve damar genişletme konusundadır.Bu faydalarından dolayı kalp ve damar sağlığı için balık bolca tüketilmelidir.

Konserve türü balıklardan olan ton ve sardalya aynı süt gibi ürünlerin yanında beslenme açısından daha çok kalsiyum bulundurmanın en kolay ve en faydalı yoludur.

Bilindiği üzere şeker hastalarının en çok etkilendiği rahatsızlıklar genelde kalp hastalığı ve felç riskidir.Bu nedenden dolayı balık tüketmek şeker hastalıkları bulunan kişilerin daha çok  balık tüketmesi faydalı olucaktır.
Omega-3'ün yağlarının antikanserojen olduğu birçok bilimsel araştırma sonucu ortaya konulmuştur.Uzmanlara göre bir diyetin omega-3 bakımından zengin bir şekilde yapılması tümör gibi hastalıkların oluşumunu oldukça azaltmaktadır.

Günümüzde İnsanlar ortalama 60-65 yaşlarına geldikleride yüzlerinde kırışıklıklar baş göstermeye başlar.Hem cildiniz daha güzel görünümü ve sağlığı için hemde yaşlılıkla daha geç bir yaşta karşılaşmak istiyorsanız balık tüketimi bu konuda size faydalı olucaktır.

Geçtiğimiz yıllarda Avusturyada yapılan çalışmalarda hamilelik döneminde olan kadınların ilk 5-6 ay sırasında balık yağını bolca tükettiği bir diyet uygulaması çocuklarının daha dirençli,zeki ve çevik olmasına yol açtığını göstermektedir.
Birçok kişi tarafından balığın kilo aldırdığı söylenmektedir fakat bu tamamen kulaktan dolma bir bilgidir icinde bulundurduğu omega-3 yağlarına karşın genelde balıklar az yağlıdır ve asla kilo aldırtmazlar.

EN FAYDALI 5 MEYVE






İNCİR VE ZEYTİN;
Bu iki meyvenin ortaya çıkışı yani kökenleri baya eski sayılır.Diğer bölgelerdekine göre daha az bilinsede mardin zeytinide bilinen ünlü zeytinlerdendir.Özellikle Ege bölgesi de zeytin ve incir meyveleri ile ünlüdür.Ayrıca incirin her derde deva şifalı bir bitki olduğuda bilinmektedir.

TAZE ÜZÜM;

Genelde üzüm aldığımız sırada çekirdeksiz olmasına dikkat ederiz veya çekirdekli üzüm yerken çekirdeğini yememektedeyiz.Fakat omeaga bakımından zengin olduğundan üzüm yerken çekirdekte çiğnenmelidir faydalıdır,kanseri önler özellikle beyaz üzüm çok yararlı ve şifalı meyvelerdendir kolon kanserine yakalanan insanlar için birebir bir besindir.

KİRAZ;
Kiraz,ülkemizde ve dünyada çokca tüketilen popüler bir meyvedir buna rağmen ülkemizde bu meyvenin yararları yetkili insanlar tarafından kamoyuna belirtilmediği için insanlar bunun faydaları tam olarak bimiyordu ancak son yıllarda bu alanda yapılan çalışmaların sayısının artması insanların da daha bilinçlenmesine yol açtı
Kirazın birçok faydası var bunlardan en önemlisi kirazın antioksidan bakımından zengin olmasıdır.Bu antioksidan zenginliği sayesinde vücuttaki bir çok bölüm hücre hasarına karşı direnç gösterir.

AVAKADO;
Enerji değerleri bakımından ele alıcak olursak avakadonun enerji değeri daha yüksektir.Aynı zamanda avakado bol bol yağ ve protein içermektedir.Ayrıca avakado besleyici bir besindir,bunun nedeni içinde bolca miktarda A Ve E vitaminin yanında bolca potaayum içermesidir.Avakado da kiraz gibi iyi bir aktioksidandır ve bunun yanında kalp ve damar sağlığı bakımımdanda çok faydalıdır.

PORTAKAL;

Turunçgiller ailesinde olan portakal C vitamini bakımından zengin bir turunçgil aileai üyesidir.Bu turunçgil ailesinin üyesinin yetiştiği ağacın boyu 2 veya 2.20 arasındadır.Portakal ağacınının yaprakları oldukça serttir.Portakal aynı zamand B vitamini ve bolca magnezyum ,kalsiyum içermektedir.Kış aylarında en çok tüketimi yapılan bir meyvedir özellikle bu mevsimde görülen hastalıklara karşı vücudun direnc göstermesi için tüketilmelidir.
Yağlı ve karma ciltlerle ilgili rahatsızlık yaşıyorsanız portakal suyu bunun için çok faydalı bir besindir ancak portakal suyu sıkıldıktan sonra üzerinden çok zaman geçmeden içilmelidir çünkü içindeki faydalı içerikler besin değerini kaybedebiliyor.

R