Neredeyse Avrupa kıtası kadar büyük olan Brezilya diğer Güney Amerika ülkelerinin aksine bağımsızlığını kansız bir şekilde kazanan ve kıtada Portekizce konuşulan tek ülkedir. 1500’ de portekizliler tarafından keşfedilen ülke ardından Portekiz sömürgesi oldu. 1807 de Napolyon'un Portekizi işgal etmesi üzerine Brezilya'ya kaçan Kraliyet Ailesi geri döndüğünde Brezilya'yı bağımsız bir Krallık olarak tanıdı.1889 de Cumhuriyet olan Brezilya ,1930 dan 1945 ye kadar Getulio Vargas tarafından diktatörlükle yönetildi, bu tarihten sonra tekrar yönetimi ele geçirdiği 1984’ten sonra sivil yönetime geçebildi. Günümüzde Brezilya topraklarının asıl sahibi olan yerlişerin sayısı yüz binlere kadar düşmüştür. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun Portekiz kökenli Beyazlar oluşturur. Ülkedeki diğer beyaz gruplar İtalya, Almanya ,İspanya ,Polonya Hatta Japonya gibi ülkelerden göç etmiştir.Mulatolar ve mestizolar geri kalan nüfusu oluştururlar.
KARNAVALLAR ÜLKESİ
Rio de Janeiro'da her yıl düzenlenen ve dört gün dört gece süren ünlü karnavala katılmak için dünyanın her yerinden birçok insan Brezilya'ya akın eder.Renkli Kıyafetleri,ilginç kostümleriyle sokaktan dolduran insanlar çılgınca eğlenirken karnavalın en önemli etkinliği,samba okulları arasında yapılan olağanüstü güzellik ve etkileyicilikteki dans yarışmasıdır.
SANAYİ
Büyük ölçüde sanayileşmesinin tamamlamış olan Brezilya Günümüzde çok uluslu şirketler tarafından yalnızca bölgeye hitap eden değil üretilen malların başka bölgelere de satılabileceği ülke olarak değerlendirilmektedir. Başta demir olmak üzere altın, platin, Gümüş ,Elmas ,topaz gibi cevherlerin bulunduğu ülkede Madencilik gelişkin bir düzeydedir
EDEBİYAT
Brezilyanın Afrika,Avrupa,Asyayı bir araya getirerek mükemmel bir harman oluşturan kültürü,edebiyata da yansımıştır.Hem çocuklar hem de büyükler için klasik haline gelen ''Şeker Portakalı''nın yazarı Jose M.De Vasconelos şiirleri tüm dünyada okunan Manuel Bandeira Ve vinivius de martais Brezilya edebiyatının başlıca temsilcileridir.